Cuma, 12 Mart 2010
Ana Sayfa arrow Vakıf Hakkında arrow ETİK AÇIDAN VAKIF
ETİK AÇIDAN VAKIF PDF Yazdır E-posta

Imageİslam medeniyetinin bir kurumu olan vakfın faaliyetleri incelendiğinde görülüyor ki gayesi, dünya ve ahiret saadetini elde etmektir. Atalarımız vakıf hizmetlerinin yürütülmesinde doğru-dürüst çalışan, hizmetlerin daha ileri seviyeye ulaşması için gayret gösteren yönetici ve görevlilere, dünya ve ahiret mutluluğunu içeren dualar etmişlerdir. Bununla birlikte vakıf hizmetlerinde, art niye gösteren, amacı dışında faaliyette bulunan vakfın zararına sebep olan görevli ve çalışanlar için de çok ağır beddualarda bulunmuşlardır.

 

Güzel olan her şeyi koruyup kollamak, çirkin çirkin olan her şeyi ortadan kaldırmak ve gelişmesini önlemek için bilinen belli başlı kurallar vardır. Bunlardan birincisi, devletlerin çıkardıkları yasalar, ikincisi de kişilerin vicdanlarının eğitilmesidir. Birinci kısımda yer alan meseleleri kanun adamları ifa eder. İkinci kısımda yer alan vicadnî meseleler ise ancak eğitim ile halledilebilir. Ecdadımız vakıfların girişlerine bu ikinci kısmı esas alan tablolar asarlardı. Buna örnek olarak “Hamd ü senanın en güzeli, sayısız şükürler, gönüldeki güzelliklere vakıf olan, gizli sırları keşfeden, varlıkları yoktan var eden, benzeri ve ortağı olmayan Yüce Allah’a olsun. En güzel ve en içten salat ve selam ise Peygamberler Sultanı, iki cihan güneşi Hz. Muhammed Aleyhisselama olsun” şeklinde vicdanları eğitici tablolar asarlardı.

Ayrıca vakıf hizmetlerini görenler için dua, vakfa ihanette bulunanlar için beddua ierikli yazılar vakfiyelerin muhtevasına dahil edilirdi. Örnek olarak bir dua ve beddua örneğini aşağıya alıyoruz:

Dua

“ Her kimse ki; Vakıflarımın bekasına özen ve gelirlerinin artırılmasına itina gösterirse, bağışlayıcı olan Allahu Teâlâ'nın huzurunda ameli güzel ve makbul olup, mükâfatı sayılamayacak kadar çok olsun, dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin...” Kanuni Sultan Süleyman Vakfiyesinden...

Hicri 950 - Miladi 1543

Beddua

"Allah'a ve Ahiret gününe inanan, güzel ve temiz olan Hazreti Peygamberi tasdik eden, Sultan, Emir, Bakan, küçük veya büyük herhangi bir kimseye, bu vakfı değiştirmek, bozmak, nakletmek, eksiltmek, başka bir hale getirmek, iptal etmek, işlemez hale getirmek, ihmal etmek ve tebdil etmek helal olmaz. Kim onun şartlarından herhangi bir şeyi veya kaidelerinden herhangi bir kaideyi bozuk bir yorum ve geçersiz bir yöntemle değiştirir, iptal eder ve değiştirilmesi için uğraşır, fesh edilmesine veya başka bir hale dönüştürülmesine kastederse, haramı üstlenmiş, günaha girmiş ve masiyetleri irtikap etmiş olur. Böylece günahkarlar alınlarından tutularak cezalandırıldıkları gün Allah onların hesabını görsün. Mâlik onların isteklisi, zebaniler denetçisi ve cehennem nasibi olsun. Zira Allah'ın hesabı hızlıdır. Kim bunu işittikten sonra, onu değiştirirse onun günahı, değiştirenler üzerindedir. Kuşkusuz O, iyilik edenlerin ecrini zayi etmez..."

Kanuni Sultan Süleyman Vakfiyesinden...

 
Sonraki >