Pazar, 05 Temmuz 2009
Ana Sayfa arrow Kültür ve Edebiyat arrow Deneme arrow BÜTÜN SUÇ İSTANBUL'DA
BÜTÜN SUÇ İSTANBUL'DA PDF Yazdır E-posta
Aşağıdaki şiir merhum şair Attila İlhan abiye aittir. Ona abi diyorum çünkü şiirleriyle onu kendime abi kadar sıcak ve yakın buluyordum ve hâlâ da seviyorum.

Zehra Kardelin

akşam oldu yine bastı karalar
varıp yıldızların kapısını çaldım
açtılar
yıldızlar uyanıp gözlerimden geçtiler
halep şehri şen oldu şenlik oldu
ağaçlar dile geldi kuşlar güldü
dağ dağa kavuştu ben sana kavuştum
zehra kardelin

sen kimsenin bilmediği bir yıldız gibisin
istersen derya düşünür kahrolur kederinden
istersen dağ yürür yağmur olur bulut olur
bir rüzgârın koynundan çıkar gelirsin
gözlerin iki siyah karanfil gibi
gözlerini alsam yakana taksam
zehra kardelin

sen masallardan bile güzelsin büyüksün
açıl susam dedin açıldı kalbimin kapıları
kırk haramiler yol verdi sana
ellerin alnıma dokundu havaî fişek oldum
alıp başımı gittim güneşi delip geçtim
evren tükendi tükendi sen başladın
zehra kardelin

sen bensin ben senim
kalbimde senin kalbin kalbinde benim kalbim
ben yanardağ sen ateş sen dünya ben güneş
ömrün ömrüme girmiş yazan alnıma yazmış
nur yüzüne yüzün şarkılara dönsün
kalbim bir yol sana gitmiş

Attila İLHAN

Hatırlar mısın sevgili aylar önce ayrılmıştık hiç beraber olmadığımız bu aşk birlikteliğinden. Sana diyecek bir tek kelamım bile yok. Ama senden isteyeceğim çok şey var...
 Ayrılık gemisiyle havalanmak ve ardından başka dünyalara, başka hayata ve bambaşka sevgilere yelken açmak... Öyle bir şey ki bu sanki aşk sürgünü gibiydim. Ne yapmıştım sana veya senden çok şey mi istemiştim. Anlaşılmaz çıkışların cevapsız sorular ve ardından başlayan hüzün ayları. İnsan da ne can kalır ne de buna karşı koyacak metanet. Hayatımda bu kadar âciz ve çaresiz olduğum başka bir an hatırlamıyorum. Şunu da iyi biliyorum ki sevgilinin dini imanı olmazmış.

Hasret akşamları ve bir türlü olmayan sabahlar başlamıştı. Her yer karanlık ve sessizdi. Daha düne kadar sahip olduklarımın bugün elimde olmayışı ne kadar acı ve düşündürücüydü. Zaman zaman kendime kızıyor bazen de onun çok haksız olduğunu düşünmekten kendimi alamıyordum. Mona Roza dinleyerek büyütmüştüm sevgisini zavallı yüreğimde.
Her şey o kadar çabuk oldu ve bitti ki anlamak yada anlatmak ne mümkün. Gül yanakları ve mahcup yüz ifadesi bir an dahi tahayyülümden gitmiyor. Onu düşünmek ondan uzakta olmak çok ince ama keskin bir sızı veriyor. Bazen çocukça ağlamak istiyorum. Alnımda bir anne şefkati gibi ellerini istemişimdir çok zamanlar. Ha Marmara ha zalim sevgilim. İkisi arasında çok fark yok. Ne zaman aklıma İstanbul düşse içime Marmara sancısı kor ateş gibi düşüveriyor. Bazen de “unuttum bende epey gelişme var” diye kendimi teselli etmeye çalışıyorum ama heyhat..! Canım sevgilim her yerde sen ve hatıran var. Bu şartlar altında seni nasıl unutabilirim. Ne olur benden bunu bekleme. Ben seni yağmurlu bir İstanbul havasında, Marmara kıyısında, Üsküdar kutsiyetinde, muhafazakar hislerle sevdim. Unut deme, unutamam...

Emek ÜŞENMEZ

 
Sonraki >