| BÜTÜN SUÇ İSTANBUL'DA |
|
|
|
|
Aşağıdaki şiir merhum şair Attila İlhan abiye aittir. Ona abi diyorum çünkü şiirleriyle onu kendime abi kadar sıcak ve yakın buluyordum ve hâlâ da seviyorum. Zehra Kardelin akşam oldu yine bastı karalar varıp yıldızların kapısını çaldım açtılar yıldızlar uyanıp gözlerimden geçtiler halep şehri şen oldu şenlik oldu ağaçlar dile geldi kuşlar güldü dağ dağa kavuştu ben sana kavuştum zehra kardelin sen kimsenin bilmediği bir yıldız gibisin istersen derya düşünür kahrolur kederinden istersen dağ yürür yağmur olur bulut olur bir rüzgârın koynundan çıkar gelirsin gözlerin iki siyah karanfil gibi gözlerini alsam yakana taksam zehra kardelin sen masallardan bile güzelsin büyüksün açıl susam dedin açıldı kalbimin kapıları kırk haramiler yol verdi sana ellerin alnıma dokundu havaî fişek oldum alıp başımı gittim güneşi delip geçtim evren tükendi tükendi sen başladın zehra kardelin sen bensin ben senim kalbimde senin kalbin kalbinde benim kalbim ben yanardağ sen ateş sen dünya ben güneş ömrün ömrüme girmiş yazan alnıma yazmış nur yüzüne yüzün şarkılara dönsün kalbim bir yol sana gitmiş Attila İLHAN Hatırlar mısın sevgili aylar önce ayrılmıştık hiç beraber olmadığımız bu aşk birlikteliğinden. Sana diyecek bir tek kelamım bile yok. Ama senden isteyeceğim çok şey var... Ayrılık gemisiyle havalanmak ve ardından başka dünyalara, başka hayata ve bambaşka sevgilere yelken açmak... Öyle bir şey ki bu sanki aşk sürgünü gibiydim. Ne yapmıştım sana veya senden çok şey mi istemiştim. Anlaşılmaz çıkışların cevapsız sorular ve ardından başlayan hüzün ayları. İnsan da ne can kalır ne de buna karşı koyacak metanet. Hayatımda bu kadar âciz ve çaresiz olduğum başka bir an hatırlamıyorum. Şunu da iyi biliyorum ki sevgilinin dini imanı olmazmış. Hasret akşamları ve bir türlü olmayan sabahlar başlamıştı. Her yer karanlık ve sessizdi. Daha düne kadar sahip olduklarımın bugün elimde olmayışı ne kadar acı ve düşündürücüydü. Zaman zaman kendime kızıyor bazen de onun çok haksız olduğunu düşünmekten kendimi alamıyordum. Mona Roza dinleyerek büyütmüştüm sevgisini zavallı yüreğimde. Her şey o kadar çabuk oldu ve bitti ki anlamak yada anlatmak ne mümkün. Gül yanakları ve mahcup yüz ifadesi bir an dahi tahayyülümden gitmiyor. Onu düşünmek ondan uzakta olmak çok ince ama keskin bir sızı veriyor. Bazen çocukça ağlamak istiyorum. Alnımda bir anne şefkati gibi ellerini istemişimdir çok zamanlar. Ha Marmara ha zalim sevgilim. İkisi arasında çok fark yok. Ne zaman aklıma İstanbul düşse içime Marmara sancısı kor ateş gibi düşüveriyor. Bazen de “unuttum bende epey gelişme var” diye kendimi teselli etmeye çalışıyorum ama heyhat..! Canım sevgilim her yerde sen ve hatıran var. Bu şartlar altında seni nasıl unutabilirim. Ne olur benden bunu bekleme. Ben seni yağmurlu bir İstanbul havasında, Marmara kıyısında, Üsküdar kutsiyetinde, muhafazakar hislerle sevdim. Unut deme, unutamam... Emek ÜŞENMEZ |
| Sonraki > |
|---|



